2023 EĞİTİM VİZYONU


Vizyon “dava, hayal” “ geleceği kestirme” anlamına gelir.

11 yaşında iken rahmetli babam bana bisiklet almıştı. Bisiklet sürmeyi başaramadım. Sık sık düştüm. Babam: Sen sürekli bisikletin ön tekerine bakıyorsun. Her gördüğün çukurdan her gördüğün kasisten kaçmaya çalıştıkça dengeni kaybediyorsun. Ufka bak ve 200 metre önüne bak tekrar pedal çevir, dedi. Dediğini yaptım ve kısa zamanda bisiklet sürmeyi öğrendim. Vizyonu olmayan kişiler hep bisikletin ön tekerine bakar ve ani karşılaştıkları durumlarla baş etmeye çalışırken hep kaza yapar, dengelerini kaybederler. Liderler ise ufka bakar, gelecekte karşılaşacağı tehlikeleri, tehditleri ve fırsatları görür ve önlem alır. Hedeflerine kararlı adımlarla yürür.

2023 vizyonunun en önemli özelliklerinden birisi felsefesinin olmasıdır.

21. yüzyıl becerilerini kazandırmak hayatı göğüslemeye yetmemektedir. Bireyin, evrensel, yerel, maddi, manevi, mesleki, ahlâkî, millî tüm değerlerle donanımlı olması hedeflenmektedir.
Eğitim felsefesinde, birey, ontolojik birlik ve bütünlüğü içinde yeniden ele alınarak tekrar hak ettiği biçimde eğitimin gündemine taşınmıştır.

Konfeksiyon eğitim modelinden bireyin biricikliğine önem ve değer veren eğitim modeline yönelmektedir.

Konfeksiyon eğitim modelinde, herkes için standart müfredat, öğretim ilke ve yöntemlerini kullanırken, Bu Vizyon, mizaç, yetenek temelli bir tanıma yaklaşımını kullanmaktadır.
Öğretmen, her çocuğun farklı olduğu ve her beynin farklı öğrendiği yaklaşımıyla hareket eder. Çocukların hazır bulunuşluklarını da tespit ederek müfredatı, öğrenme ortamını ve materyallerini bu farklılıklara göre hazırlar.

Vizyon çocuğun bütüncül gelişimine hizmet etmektedir.

(Öğrenme İçeriği)
Müfredatlar çocukları, kendilerine ve topluma doğrudan hizmet edebilecek bir yeterlilikte yetişmesi için hazırlanır. Ders ve etkinlikler, çocuğun bütüncül gelişimine hizmet etmesi gereklidir.. Kurulacak Tasarım ve Beceri Atölyeleri, çocukların yaparak yaşayarak beceri kazanmasını sağlayacaktır.
Kavramsal öğrenmeyi ve derinleşmeyi destekleyen ders ve etkinliklerle çocuğun bütüncül gelişimine hizmet etmektir. Kazanılan becerilerin içselleşmesinde her türlü öğrenme içeriği; (a) ilgili, (b) ilişkili, (c) geçirgen, (d) analitik ve (e) birbirini tamamlayıcı olarak tasarlanacak ve hayata geçirilecektir. Dolayısıyla müfredat, çocukların ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda esnek, modüler ve uygulamalı olarak iyileştirilecektir.
İlkokuldan başlanarak tüm öğretim kademelerinde, çocukların sahip oldukları yetenek kümeleriyle ilişkilendirilmiş becerilerin uygulama düzeyinde kazandırılabilmesi için okullarda “Tasarım-Beceri Atölyeleri” etkinlikler bilim, sanat, spor ve kültür odaklı yapılandırılacaktır. Bilmekten çok tasarlamanın, yapmanın, üretmenin ön plana çıkacağı bu atölyeler çocuğun kendisini, meslekleri, çevresini tanımasına yardımcı olacaktır. Bununla beraber bu atölyeler yeniçağın gerektirdiği problem çözme, eleştirel düşünme, üretkenlik, takım çalışması ve çoklu okuryazarlık becerilerinin kazandırılması için somut mekânlar olarak düzenlenecektir.
Çocuklar soru çözme, konu anlatımı gibi bir eğitim anlayışından üretimi, yapmayı, etkileşimi, derinleşmeyi öne çıkaran bir müfredat anlayışına yönelecektir. Tasarım-Beceri Atölyeleri böyle bir müfredat yaklaşımının aracı işlevini görecektir. Böylece öğrenilen, ölçülen ve pratik arasındaki uyum artacaktır.

Her Okul Gelişim Modelini kendisi hazırlayacak ve uygulamaya başlayacaktır.

Bu Planlardaki hedefler doğrultusunda; çocukların bireysel, akademik ve sosyal gelişim amaçlarına yönelik etkinlikler izlenecek, değerlendirilecek ve desteklenerek iyileştirecektir.

2023 eğitim vizyonunda öğrenme analitiği araçlarıyla veriye dayalı yönetim uygulamasına geçilecektir.

MEB bünyesinde oluşturulacak olan Büyük Veri Tabanı ile veriye dayalı karar verme süreçleri anlam kazanacak aynı zamanda da öğrenci gruplarının performansları ve okulların katma değerleri hakkında açıklayıcı, tahmine yönelik ve tavsiye niteliğinde analiz ve simülasyonlar yapılabilecek, böylece olası kararların yol açabileceği risklerin anlaşılması sağlanacaktır.

Öğrencilerin ölçme ve değerlendirme sistemine ayrı bir önem vermektedir.

Öğrencilerin yapabilirlikleri tanımlanarak net bir şekilde ortaya konulmakta, “Yeterlilik Temelli Ölçme Değerlendirme yapılmaktadır.”, Bakanlık bu verileri kullanacaktır. Erken çocukluk (Anaokulu) eğitiminden üniversiteye kadar tüm aşamalarla ilgili, çocuğun “gelişim grafiği “ ortaya çıkarılacaktır. Yöneltme ve rehberlik hizmetleri de bu anlamda daha etkili yapılabilecektir.

Süreç içerisinde sınavla öğrenci alan eğitim kurumlarının sayısı azaltılacaktır.

Ölçme ve değerlendirme sisteminin etkililiğini artırmak için farklı ölçme ve değerlendirme sistemleri uygulanacaktır. Yeterlik temelli ölçme ve değerlendirme uygulaması, standartlara dayalı ölçmenin yapılmasında etkili rol oynayacaktır.

Öğrencilerin etik değerlere göre yetişmesinin yanında onların sosyal, sportif ve kültürel alanda da yetişmeleri sağlanacaktır.

Öğrencilerin sosyal kültürel ve sportif gelişimleri etkili öğretim yöntem ve teknikleri ile izlenecek ve gerekli yönlendirmeler yapılacaktır. Tüm çocukların gelişimleri e-portfolyo içerisinde derlenecektir.

Kademeler arası geçiş sınavlarının eğitim sistemi üzerindeki baskısı azaltılacaktır.

Okullar arasındaki başarı farklarının azaltılmasıyla birlikte tedricen sınava dayalı seçme tercihlerinde de azalma meydana gelecektir.

Kaynaklarının geliştirilmesi ve yönetimi oldukça önemlidir.

Öğretmenlerin Mesleki yeterlilikleri yükseltilecek, bilgi ve deneyim artırmak için yurt dışı gezileri düzenlenecektir. Ayrıca okul yöneticiliğine atamada yeterliliklere dayalı yazılı sınav ve diğer nesnel ölçütler uygulanacaktır. Pedagojik Formasyon lisansüstüne çekilecektir.

Finansman sorununu giderilecektir.

Okul gelişim bütçesi hazırlanacak, hayırseverlerin bağışı, ortak projeler ve ek finans kaynağı yaratma girişimleri, eğitim kurumlarının finansman sorunlarının çözümünde etkili rol oynayacaktır.
Teftiş ve rehberlikler, Bu hizmetler eğitim politikalarının uygulanma süreçlerini değerlendirme, okul gelişim modeliyle bütünleştirilecektir. Bu durum, denetim ve rehberlik hizmetlerini daha etkili olmasını sağlayacaktır.
Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, Kariyer Rehberliği Sistemi kurularak çocukların kendilerini ve meslekleri tanıma ile kariyer seçimi süreçleri yapılandırılacaktır. PDR hizmetlerinin eğitim sistemindeki yeri, yapısı, işlevleri ve mevzuat alt yapısı yeniden düzenlenecektir. Bu durum erken teşhis ve tedbirde önemli katkı sağlayacaktır.
Özel eğitime muhtaç çocuklar, ihtiyaç haritalarının oluşturulması, etkili karar süreçlerine katkı sağlayacaktır. Öncelikle kaynaştırma eğitiminin imkânları ve iyileştirilmesi konusunda çalışmalar yürütülecektir. Çocuklarımızın gereksinim düzeylerine ve bunların türlerine göre özel eğitim ve Rehberlik Araştırma Merkezleri’miz (RAM) insan kaynağı, fiziki alt yapı ve eğitim içerikleri bağlamında yeniden yapılandırılacaktır.
Özel yetenekli öğrenciler, bu konu ile ilgili tedbir almaktadır. Öncelikle mevzuat hazırlanması, akabinde kurul oluşturulması, bilim – sanat merkezlerinin yeniden yapılandırılması olumlu gelişmelerdir.

Yabancı dil eğitimini önemi.

Öğrenci dil yeterliliğini, haftalık ders saatlerinden ziyade yaş grupları bazında kullanılan yöntemler belirlemektedir. Bu yüzden yabancı dil olarak İngilizce eğitiminde müfredat, eğitim yöntemi ve ölçme değerlendirme yaklaşımında düzeltmeye gidilmektedir. 2019- 2020 eğitim öğretim yılı itibariyle 2. sınıflardan başlayarak kademeli olarak 2-12. sınıflarda uygulanmak üzere yeni bir yaklaşım ortaya konulacak, ülke genelinde, seviye ve okul türlerine göre çeşitlendirilmiş dil eğitim programları uygulanacaktır.
Öğrenme süreçleri, Öğrenme yaşantılarında dijital içerik ve beceri destekli dönüşümü yenilik olarak getirmektedir. Türk Eğitim Sisteminde farklı aktör ve kurumların katılımıyla dijital eğitim ve öğretim içeriği geliştirme ekosistemi oluşturulması, Dijital eğitim ve öğretim materyallerini belli kalite standartlarında kullanıma sunacak Ulusal Dijital İçerik Arşivi’nin teşekkül ettirilecek olması, öğrenme süreçlerine olumlu katkı sağlayacaktır.


Erken çocukluk, MEB yetki ve organizasyonunda farklı kurumlar tarafından yürütülen erken çocukluk eğitiminin niteliğini artırmak için ortak kalite standartları geliştirilerek uygulayacaktır. Kırsal alan ve dezavantajlı ailelerin çocuklarının eğitimi için ek uygulamaların yapılması, erken çocukluk eğitiminin sorunlarının çözülmesi açısından önem arz etmektedir.
Temel eğitim, ilkokul ve ortaokul dönemleri hayatın temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle bu dönemde verilecek eğitimin, sağlam ve kalıcı olması büyük önem arz etmektedir. Temel eğitime aşırı bir akademik anlam ve içerik yüklemeksizin basit, sade ve çocuğun doğasına saygılı bir yaklaşım benimsenecektir. Öğrenme ekosistemi içerisinde çocuklar, şimdiye ve geleceğe hazırlayacak vasıfta bilinç ve farkındalık geliştirmek temel eğitimde esas olacaktır. Çocuklarımızın bilişsel, duygusal, fiziksel olarak çok boyutlu gelişimi önemsenecektir. Her çocuk içinde bulunduğu okul çevresinden başlayarak, üretebilmeyi doğayı, kültürü tanıyacak ve aktif uygulayıcı olacaktır.
Ortaöğretim, Bu kurumlar değişen ve gelişen dünyanın gerektirdiği becerileri sağlaması ve bir aşamada değişimin aktörü olacak öğrenciler yetiştirmesi için, yapısal ve bütüncül bir dönüşüme gereksinim duyulmaktadır. Bu değişim ve dönüşüm sürecinde ortaöğretim sistemi sonuç değil süreç odaklı, akademik beceriler ile birlikte diğer gelişim alanlarını dikkate alan, bireysel farklılıklara duyarlı, teknolojinin doğru ve etkin olarak kullanıldığı, çevresine değer katan ve öğrencilerine değer kazandıran bir yapıya kavuşturulacaktır.
Bu becerilerin kazandırılması için müfredatlar birçok açıdan değerlendirilecek ve sürekli iyileştirilecektir. Ayrıca fen ve sosyal bilimler liselerinde esnek ve modüler müfredat uygulanacak, ders çizelgesine bağlı olarak ders saatleri azaltılacaktır. Hiçbir okul türündeki öğrenci bir diğerinden daha avantajlı ya da dezavantajlı olmayacak, Hepsi de her türlü desteği alacaktır.
Mesleki ve teknik eğitim, Döner sermaye gelirlerindeki verginin %1’e düşürülmesi, alan eğitiminin 9. Sınıfa alınması gibi uygulamalar önemlidir. Mesleki ve teknik eğitime yönelik var olan toplumsal algıyı değiştirmeyi hedefleyen, öğrencilerin mesleki ilgi ve yeteneklerini tespit eden ve çocuklar ile ailelerini bu doğrultuda yönlendiren, akademik ders yoğunluğunun azaltıldığı, mesleki ders içeriklerinin güncellendiği, öğretmenlerin iş başında eğitim olanaklarının artırıldığı, ulusal ve uluslararası sektör ve kamu finansal kaynaklarının kullanımı yoluyla okulların altyapı ve donanımının hızla değişen ve gelişen teknolojiyle uyumlu hâle getirildiği, mezunlarına istihdamda öncelik sağlayan ve farklı ücret politikalarının uygulandığı, sektörün mesleki ve teknik eğitim süreçlerinde daha fazla yer aldığı, sektör liderleri ile iş birliği imkânlarının artırıldığı, ulusal ve uluslararası düzeyde sektörel iş birliği protokolleri ve iyi uygulama modeli olabilecek projelerin hayata geçirildiği, mezunlarının kendi alanlarında yükseköğretime geçişlerini sağlayacak bütünleşik bir yapının kurulduğu sistem oluşturulacaktır. Bu gelişmeler mesleki ve teknik eğitimin eğitim sorunlarını çözdüğü gibi istihdam süreci ile ilgili bazı sorunların çözümüne de rehberlik etmektedir.
Özel öğretim kurumları , Eğitim sisteminde ciddi bir yük üstlenen özel öğretim alanı önümüzdeki üç yıllık süreçte sistemin içinde daha esnek ve amaca yönelik bir yapıya dönüştürülecektir. Uluslararası standartlar gözetilerek gelişen bir özel öğretim, tüm okullar için destekleyici ve geliştirici bir işlev üstlenecektir.
Hayat boyu öğrenme , Hayat boyu öğrenmenin, bir kavram, yapı, süreç ve sistem olarak yeniden yapılandırılarak toplumsal yaygınlığının artırılması daha önce hiç olmadığı kadar önemli olmuştur. Bu doğrultuda 21. yüzyılın becerileri için toplumsal sorun alanlarıyla birlikte bireysel ve mesleki gelişime yönelik farkındalık ve yetkinlik kazanılmasına dair etkinlikler düzenlenecektir.
Sonuç olarak 2023 eğitim vizyonu a’dan z’ye eğitimin tüm alt bileşenlerini ele alarak 2023 yılına kadar yapılacak tüm iyileştirme ve gelişmeleri kapsar niteliktedir.
Bu süreçte MEB merkez ve taşra teşkilatları, mevcut örgütlenme biçimi ile devam edilecektir. İnsan kaynağının geliştirilmesinde öğretmen ve okul yöneticilerine odaklanılmıştır. Eğitim kademeleri ve yapısı korunarak gelişim planlarının yapılmış olması radikal bir değişiklikten ziyade mevcudu koruyarak geliştirmenin ilke olarak benimsendiği anlamına gelmektedir.
Vizyon belgesi milli ve yerlidir. Türk toplumunun tarihi süreç içerisinde ilk defa yabancı bir uzmandan destek almadan, çeviri yapmadan 21. yüzyıl becerilerini çocuklarına kazandırmak için ortaya koyduğu bir metindir. Bu vizyon belgesinin başarıya ulaşması üst yönetimin, öğretmenin ve çevrenin desteği önemlidir.
Vizyon belgesinin en önemli meydan okuyucusu “Geçmişi Kutsamak” ya da “Geçmişi Mükemmelleştirme” sendromudur. I. Dünya Savaşından sonra büyük oranda güç kaybeden Almanya, yeniden sanayisini kurmuştur. II. Dünya savaşında ise Almanlar yine reform perspektifiyle sanayileşmesini başarmıştır.
2023 Eğitim Vizyonu’nun mevcut haliyle başarıya ulaşması, Türk Milleti açısından hayati bir önem az etmektedir. Her birey bu süreçte üzerine aldığı sorumluluğu en üst düzeyde yerine getirmelidir.


MEB 2019